11 Ağustos 2011 Perşembe
Ölen Bir Ateistin Düşünceleri
5 Kasım 2010 Cuma
Neş'e
Sana dair her şey,
Olmak arzu ettiğim gibi
Hürriyet senin özünden ileri
Mut aksediyor içinde dışında
Bundan kelli kanaat edemem aza
Rûhundaki tüm huzur ve neş'eyi ver bana
Sana dair her şey, gıptamı kedere salar
Güzel rûhun nefret nedir bilir mi?
Öyle kolay ki sevmek seni
Melâike izliyor cennetten seni
Yazan&Çizen Pastafaryan ༺༻ 22:04:00 0 yorum
Diyorum ki: çeviri, Muse, translation of poetry
3 Ekim 2010 Pazar
6 Ocak 2010 Çarşamba
Çevirinin Kısa Tarihi
Otomatik Portakal filmini izlerken ya da Tevfik Fikret’in evindeki “Sis” tablosuna bakarken, bu sanat eserlerinin birer film ya da resim olmaktan öte, bir çeviri örneği olduğunu düşündünüz mü hiç?
Çeviri denince ilk akla gelen yabancı dilde bir metnin alınıp aynen Türkçeye aktarılması, hem de bunun mümkün olduğunca kaynak metne en sadık şekilde yapılması. Fakat bir senaryonun film hâline getirilmesinden, bir kitabın tiyatroya uyarlanmasına; bir şiirin resme dönüşmesinden, Yunan harflerinin Latin alfabesiyle yazılmasıyla oluşan Greeklish’e kadar hayatımızın pek çok alanında karşılaştığımız yazılı, sözlü, görsel sanat örnekleri aynı zamanda birer çeviri aslında.
Peki kültürel hayatın bu denli önemli bir parçasını oluşturan çeviri, modern hâlini almadan önce hangi aşamalardan geçti? Yani çevirinin kendi hayatının dönüm noktaları nelerdi?
Çeviri söz konusu olduğunda, bahsedilmemesi büyük bir gaflet olacak iki kilometre taşı vardır çeviri tarihinde: Rosetta Taşı ve Martin Luther’in İncil çevirisi. Artık sözlü çeviri de çevirinin ayrı bir kolu olarak görüldüğüne göre, II. Dünya Savaşı’nı da bu listeye eklemek yersiz olmayacaktır.
Söze öncelikle Rosetta Taşı’yla başlamak istiyorum. Buluntularına rastalanan ilk çeviri örneği olmasa da, tarih süreci içerisinde taşıdığı önemden dolayı çeviri sanatının başlangıcı olarak kabul edilmiştir Rosetta Taşı. Fransızlar tarafından bulunduğu köy olan Rosetta(ya da Reşit) ismiyle anılan bu taşın üzerindeki ferman Mısır yerlilerinin kullandığı dil, Hiyeroglif yazısı ve Antik Yunanca olmak üzere üç ayrı dilde yazılmıştır. Antik Yunanca metin yardımıyla Hiyeroglif yazısı çözümlenmiş ve graniten yapılma Rosetta Taşı’nın çevirisi, Mısır Bilimi’nin başlangıcı olmuştur. Helenistik bir hanedanlık olan Ptolemaios hükümdarlarından biri tafarından, İskender’in Mısır’ı fethinden sonra yaptırılan taş, iki kültürün, ayrı dilleri konuşan iki insanın bir araya gelmesinin kaçınılmaz sonucunu gösteriyor bize: Çeviri.
Çevirinin tarihte bıraktığı ikinci büyük ayak izi ise, kuşkusuz, Martin Luther’in İncil’i Almancaya çevirmesi ve ardından başlayan Reform hareketleridir. Dini halkın kaymak tabakasının tekelinde olmaktan kurtaran ve eski, çürümüş gelenekleri topyekün kaldırıp Hıristiyanlık adına yeni bir çağ başlatan Reform, çeviri sayesinde başlamış ve devam etmiştir. Rosetta Taşı örneğinde olduğu gibi, Martin Luther’in İncil’i de Almanca’ya çevrilen ilk İncil değildir; fakat günlük dile uyarlanmış olması ve Katolik Kilisesi’nin ya da başka herhangi bir kurumun şahsi çıkarlarına hizmet etmemesi onu diğer İncil çevirilerinden ayrı bir yere koymaktadır . Yine iki farklı dilin, iki benzersiz kültürün karşılaştığı an araya girip, bu iki ucu aynı noktada birleştiren aracı, Hıristiyanlığın bir diğer mesihi çeviri olmuştur.
Son olaraksa, II. Dünya Savaşı modern çevirinin şu anki konumuna gelmesinde önemli rol oynamıştır. Bu savaşın muhtemelen yegane olumlu sonucu olan “sözlü çeviri” ya da “simultane çeviri”, II. Dünya Savaşı’nın ardından yazılı çeviriden ayrılmış, yeni bir dal olarak varlığı tescillenmiştir. Günümüzde gittikçe yaygınlaşan Makine Çevirisi de II. Dünya Savaşı’nın bir başka getirisidir. Japon radyo yayınlarında açıklanan saldırı koordinatlarını anında İngilizceye çevirecek insanların gerekliliği, simultane çeviri timleri oluşmasına sebep olurken, Rus savaş esirlerinin sorgulanması için gereken sözlü çevirmen ihtiyacı bu çabayı desteklemiştir. Yine Japonların kullandığı şifreleme sistemini çözmek ve metinleri deşifre etmek için gereken mekanik zeka ve güç ihtiyacı, günümüzde İnternet üzerinde sayısız örneği bulunan çeviri makinelerinin doğuşuna zemin hazırlamıştır. Her ne kadar, güvenilir bir erek metin sunmaktan aciz de olsalar; Google Translate örneğinden de anlaşılabileceği gibi, makina çevirileri anafikir elde etmek için gayet yeterli veri tabanları oluşturabilmektedir.
Rosetta Taşı’nın keşfinden beri sayısız evrimden geçen ve dünyayı yerinden oynatan çeviri, günümüzde üniversiterde bir bilim dalı olarak okutulmaktadır. Eskiden iki dil bilen her insanın yapabileceği bir meslek addedilen çeviri, artık yalnızca bu işin ehli kişilerce icra edilmesi gereken yeni bir sanat dalı hâlini almıştır. Bir metnin başka dile aktarılmasından öte; kendi alanında kitaplar dolusu teori ve teknikleri bulunan çeviri sanatı, kültüriçi ve kültürler arası iletişim ve etkileşimin birinci aracı olarak yerini korurken, aynı zamanda her dil gibi değişmekte, gelişmekte, bir yandan can verirken, diğer yanda yeniden filizlenmektedir.
Şimdilerde Modern Türk çevirisinin en büyük ihtiyacı ise, Shakespeare’in meşhur “olmak ya da olmamak” dizelerine bakıp, “Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?” diyebilecek eski toprak ve yeni kandır.
Yazan&Çizen Pastafaryan ༺༻ 12:50:00 9 yorum
Diyorum ki: çeviri, denemeler, niteliksiz bilgi
2 Ocak 2010 Cumartesi
Yürümek...
TRANSLATION OF POETRY Vol. 3
WALK...
To walk,
Leaving the non-walking behind just like an empty road,
Breaking the air right in two
To walk, looking in the eye of the dark…
To walk;
Right beside friendly faces,
Serving your head upon a plate
And carrying your heart in your raised fist…
To walk;
Knowing that they lie in ambush on your way,
That they try to trip you up…
To walk;
With a laughter from the heart…
Nazım Hikmet
Yürümek...
Yazan&Çizen Pastafaryan ༺༻ 20:06:00 0 yorum
Diyorum ki: çeviri, nazım hikmet poems in english, translation of poetry
30 Aralık 2009 Çarşamba
Ben Sen O
TRANSLATION OF POETRY Vol. 2
I, YOU, HER
She merely sees the breaking dawn
I, also the night
You merely see the night
I, also the breaking dawn.
Nazım Hikmet
Ben Sen O
Yazan&Çizen Pastafaryan ༺༻ 03:07:00 0 yorum
Diyorum ki: çeviri, nazım hikmet poems in english, translation of poetry
Seni Düşünmek
TRANSLATION OF POETRY Vol. 1
THINKING OF YOU
Thinking of you, it’s stunning, it’s promising
Just like
Listening to the best song on this earth
By the most virtuous voice ever
Yet-
Promises are enough –no longer
Not to listen I desire anymore
Now I wish to sing…
Nazım Hikmet
Seni Düşünmek
Yazan&Çizen Pastafaryan ༺༻ 02:31:00 2 yorum
Diyorum ki: çeviri, nazım hikmet poems in english, translation of poetry


